Hakkımızda

1989 yılında, Mersin’de yaşayan ve kent yaşamına duyarlı çalışmalar yapan bir grup sanatsever tarafından ve kurucu başkanlığını Semihi Vural’ın yaptığı, dernek statüsünde oluşturulan bir Sivil Toplum Kuruluşudur. Aynı zamanda; Kamu Yararına Çalışan Dernek Statüsü ‘ne geçmek için çalışmalarımız devam etmektedir.

Amacı,Mersin içindeki sanat, kültür ve bilim üreten kişi ve kurumların üretimlerini kitlelere ulaştırmak, yaymak ve çoğaltmak olarak özetlenebilir. Mersin İli içinde oluşan Sanat Kültür ve Bilim etkinliklerini; kendi üyeleri, tüm Mersinli ve ulusal düzeyde sanatseverlere sunar. Tüm etkinliklerimiz; dernek bütçesini zorlamadan, kaynak yaratılarak, kentimizde sanata ve kültüre duyarlı kişi ve kuruluşların katkıları ile gerçekleştirilmektedir.Sanat ve kültüre olduğu kadar, bilimin, çevrenin ve düşüncenin güzelliğine ve aydınlığına inanan İçel Sanat Kulübü, günümüzde bütün dünyada tartışılan ve önem verilen, Sivil Toplum Örgütleri olgusunu yaşayan ve yaşatan bir gönüllüler ordusu olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Ve bu gönüllüler ordusu özveriyle çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir.

Içel Sanat Kulübü’ne Tarihsel Bir Gezinti ve Kurulus Öyküsü

Semihi VURAL

İnsani yücelten ve kendini asmasini saglayan dürtülerin bütünü olan “Sanat”, 1930’lu, 1940′ li ve 50′ li yillarda Mersin’de önemli kazanimlar elde etmisti. Bu yükselis, 1960 ve 1970′ li yillarda düsüse geçti. Çesitli nedenlerle sönmeye baslayan sanat yasami, 1980 askeri darbesinin ardindan tam bir yoksunluga sürüklendi. O yillarda birkaç sanatsever Mersinlinin girisimleri de sonuçsuz kalmisti. Kent, yilda bir kez yapilan belediye festivali, turne tiyatrolari, birkaç sinema salonu ve Devlet Güzel Sanatlar Galerisinin sergileri ile sanati solumaya çalisiyordu. Halkevi çoktan kapanmis, sinemalar eskimis, 1970’lerde yapilanmaya çalisan Sehir Tiyatrosu kadrosu dagitilmisti.

1986 yilinda birkaç arkadasla “özel bir galeri” açarak, sürekli resim sergileri düzenleyerek bir kültür sanat ortami yaratmayi düsledik. Galeri dekorasyonu tamamlanip sanatçi ararken, Karatepe Kooperatifi Baskani rahmetli Ali Cefre ile tanistik. Böylece ilk sergimiz Karatepe Kooperatifi Kilim Sergisi oldu. Mersin’de ilk özel galeri yasama geçti. 1986 yilinin mayis ayinda “Yeni Güzel Sanatlar Galerisi”nin açilisini, Vali Yardimcisi, Mersinli Fahir Isiksiz yapti. Bugünkü SSK Is Hani’nin altinda 75 m2 bir salondu. Ayni günlerde Almanya’dan gelen Ibrahim Günis Pozcu ‘da küçük bir resimevi açmisti. O siralarda Mersin’de süsleme alçi isleri, bakir dövme, vitray, kumlama gibi dekoratif sanatlar da yeni açilan atölyelerde deneme asamasinda idi.

Yeni Güzel Sanatlar Galerisi’nde etkinlikler sürerken, kurulusunu yaparak yer arayan Içel Fotograf Amatörleri Dernegi ilk saydam gösterisini yapti ve ilk fotograf sergisi burada açildi. Bu arada Marti Kitapevi ile bir de “Kitap Fuari” düzenledi. Ancak 1987 yilinda galeri kapanmak zorunda kaldi. Müdürünün “Mersin’de Güzel Sanatlar benden sorulur !” dedigi Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, asansörü bozuk bir is haninin 4. katindan Belediye Tas Bina’nin alt katina tasinip Yeni Güzel Sanatlar’a rakip oldu.

Görüstügümüz kisilerle hep Mersin’de sanat adina atilacak adimlarda çok geç kalindigi konusuluyordu. Sanat konularindan keyif alan arkadaslarla bir araya gelip; bir kaç tiyatro grubunun Mersin’e getirilmesi saglandi. Böylece kent gündemini saptayacak yeni etkinlikler düsünülür oldu. O sirada Istanbul ve Bursa’da Eski Evleri Koruma Projeleri, “Tarihi Türk Evleri” sergi ve etkinligi ilgimizi çekti. Kentimize gelip yerlesen resim ve heykel sanatçilari Suna ve M. Ali Coskunmeriç’le tanistik. Açilan ilk sergilerinde bir yagliboya tablo satildi. Vali Sabahattin Çakmakoglu bir seramik rölyef eser satin aldi. Bu Mersin’de resim, heykel ve sanatina karsi ilginin göstergesiydi. 1988 yilina geldigimizde, bir grup olusturarak, persembe aksamlari bizim büroda, Fahir Isiksiz yönetiminde toplaniyor Ahmet Yesil, Aysun Kayadelen, Fevzi Eryilmaz, M.Ali Meriç, Müberra Çakmakli, Müyesser Tosunbas’la birlikte etkinlikler planliyorduk.

Bunlarin arasinda öne çikan birisi Içel Sanat Kulübü’ne uzanan yolu belirleyecekti.

6 Haziran 1988 tarihinde “Eski Mersin Yapilari Haftasi” düzenledik. Bir hafta boyunca yarismalar, fotograf ve resim sergileri, panel, konferans ve bir sokak sergisi geçeklestirildi. Bu çekirdek kadronun basarisi ile Mersin’de sanat etkinlikleri yelpazesi giderek genislemeye, renklenmeye ve zenginlesmeye basladi.

Mersin’de ilk kez, Soda Sanayi Müdürü Ilhan Savucu’nun girisimiyle tesis yemekhanesinde gerçeklestirilen, (Cumhurbaskanligi Senfoni Orkestrasi elemanlarindan olusan “Üflemeli Çalgilar Beslisi”) konseri bize bir ufuk açti. Bu etkinlik Mersin kent kültürünün dönüm noktalarimizdan biri oldu.

Artik sanatsal agirlikli bir örgüt kurmanin zamani gelmisti. Rahmetli avukat Sudi Abaç’la birlikte bir tüzük hazirlandi. Hemen ardindan konuya duyarli arkadaslarimizla Türk Hava Kurumu toplanti salonunda bir araya gelerek, dernegin adini tartismaya açtik. “Içel Sanat Kulübü” onay aldi. Bu isimle hazirlanan tüzük Emniyet Müdürlügü Dernekler Masasi’na götürüldü. Otuz kadar ad yazilmasina karsilik yedi kisilik kurucular listesi verildi. Kurucu Baskan Semihi Vural, Üyeler: Ahmet Gül, Suna Coskunmeriç, Ayse Hayirlioglu, Fevzi Eryilmaz, Melek Yahsi, Seyyal Cengiz. Tarih 23/06/1989, Dernekler Masasi, 3310118 no’lu dernek.

Içel Sanat Kulübü dogmustu, ancak etkinliklerine baslayacak olan dernegin bir toplanti yeri yoktu. Ilk önceleri Türk Hava Kurumu, Mülkiyeliler Birligi Salonu, ya da Ticaret ve Sanayi Odasi Meclis Salonu’nda toplandik. Bu kurumlar gerçekten bizlere kucak açti. Dernek toplantilarina ev sahipligi yapti. Bu geçici mekânlarda yapilan toplantilarda hizla sonuçlar alindi. Meyna Galeri’de bir karma resim sergisi açildi, PTT Tesisleri’nde Murat Kodalli’nin klasik müzik konseri ilk izleyicilerle bulustu. Saydam gösterileri gerçeklestirildi, rahmetli Erdal Senel, hafta sonu doga ve kültür gezilerini baslatti. Içel Sanat Kulübü Mersin’de olmayan bir etkinligi, olmayan izleyiciyi yaratmis, insanlari sanatin sicak ortaminda bulusturmayi basarmisti. Simdi bu etkinlikleri duyurmak gerekiyordu. Bunu da Harun Arslan üstlendi. Herkesin begendigi “Çiçekli Mektuplar” yazip üyelere yolladi.

Her sanatsal etkinlik keyifle izleniyordu ama en önemli sorun “yersizlik”ti. Her hafta Çarsamba günleri bir araya geliyor, kentin sanat sorunlarini tartisiyorduk Her hafta Ali Poyrazoglu, Aziz Nesin, Nuri Abaç gibi konuk sanatçilari agirlamayi basariyorduk. Ama belirli bir yerimiz olmasi gerekiyordu. Vali Teoman Ünüsan bu soruna bir çözüm bulacagini söyledi. Sokak sokak dolasip kenti tarayarak, kentin yapi stogu saptandi. Sanat Kulübü’ne tahsis edilebilecek bir kamu yapisi aradik. Simdiki Teoman Ünüsan Sanat Galerisi ve Nevit Kodalli Resital Salonlari’nin bulundugu yapilar için yazismalarimiz basladi.

Bir süre sonra Vali Teoman Ünüsan, “Sizlere bir bina buldum, gidin anlasmanizi yapin.” dedi. Ertesi gün Özel Idare Emlak Müdürlügü’nde yilligi 80.000 TL’den bes yillik kira sözlesmesini imzaladik. Lokal olarak sagladigimiz bina 1970’li yillara kadar Askerlik Subesi olarak kullanilmisti. 1980′ li yillarda bakimi yapilan eski bina, o dönem Mersin Idman Yurdu’na tahsis edilmisti. Ancak bina futbolcular tarafindan begenilmeyince bos kalmisti. Böylece “sanat” basini sokacak bir yuvaya kavustu.

Maliye Lojmanlari ve evrak deposu olan eski yapilarin “Içel Sanat Kulübü”ne kazandirilmasi için çaba harcandi. Sonunda Vali Özdemir Hanoglu döneminde

binalarin Içel Sanat Kulübü’ne tahsisi yapildi. Üyelerimizin, Mersinli çesitli kisi ve kurumlarin ayni ve nakdi yardimlari ile ilk onarimlari yapildi. Islev kazandirilan binalar önemli günlerde hizmete açildi.

1997’de “Özel Yilbasi Gecesi” etkinlikleri kapsaminda Teoman Ünüsan Galerisi ve sokagimizda müzikli-dansli kutlamalar yapildi. O yilbasi gecesi yapinin kaderi degisecekti. Içel Sanat Kulübü’ne konuklariyla kahve içmeye davet edilen Içel Valisi Senol Engin’e sanat dostlari bu yapiya destek vermesini istediler. Vali içtenlikle bunun üzerine giderek, onarim için gereken malzemeyi (isçilik giderlerini kulübün temin etmesi kosuluyla) sagladi.

Içel Sanat Kulübü yönetim kurulu yapiyi, çatidan tabana, tepeden tirnaga yenileyerek, yeni mekanlar ve fonksiyonlarla topluma kazandirdi.

Mersinliler kültür ve sanatin yaninda oldular. Sergilerde resimlerin satilmasi, konser ve sahne oyunlarinda salonlarin dolu olmasi yaninda, Opera ve Bale’nin kurulmasi, Mersin Üniversitesi’nin ilk kurdugu fakültenin Güzel Sanatlar Fakültesi olmasi, Devlet Konservatuari’nin hizmete girmesi, Mersin’de sanatin yildizinin parladigi dönem oldu.

Ülke genelinde üç büyük kentte yogunlasan kültür ve sanat etkinlikleri Anadolu’da yeni bir kentinde, Mersin’de de ilgi görmeye basliyordu. Böylece kentte sanat kurumlarinin yayginlasmasina, sanat yelpazesinin genislemesine, renklenmesi ve büyümesine yol açti.

Herkesin bildigi gibi Içel Sanat Kulübü oyun oynanan ya da siyaset konusulan bir dernek degildir. Özverili insanlarin destekledigi kurumsal bir kimlik olusturmustur. Etkinlikleri kisilere bagli, sadece üyelere yaslanilmadi, tüm Mersinliler’e ulasildi. Bazi antik kentler Içel Sanat Kulübü tarafindan saptanip yetkililere resmen tescil ettirildi. Karayollari yeni ören yerlerini gösteren sari levhalarla tanisti.

Genelde su etkinligi yapalim diye öneri getiren dostlar, bastan sona projenin sorumlulugunu üstlenerek olusturduklari komitelerle sivil katilimciligin tadina vararak etkinlikleri gerçeklestirir. Yönetim Kurulu bir baski olusturmadigi gibi özgürce yetki verir. Böylece gerçeklesen olay, bireyler tarafindan benimsenir. Basarisiz etkinliklerden deneyimler kazanilir.

Kulübümüzde sanat ve kültürle ilgili etkinliklerimiz kent halkina duyurulur. Etkinlikler, kendi izleyenleri ile bulusur. Hiç birisinde “dolgu” izleyici yoktur.

Çevre gezileri yöreyi iyi bilen arkadaslar, gezi rehberleri tarafindan organize edilir. Geziler sirasinda sorumlu kisi ve rehberler katilimcilara bilgi verme yaninda yöre hakkinda bilgiler de toplar.

Antik kent gezileri, antik kent konserleri artik baska dernekler ve kurumlar tarafindan da yapilmaya baslandi. Mersin’de birçok dernek, kültür ve doga gezisi baslatti. Yeni resmi turizm acenteleri olustu. Sanat sokagindaki üç turizm acentesinin olmasi tesadüfî degildir.

Yirmi yili askin sürede çok sayidaki gezimiz Içel Sanat Kulübü üyesi rehberlerimiz tarafindan güvenlikle basarilmistir.

Bu gezilerde yöresel yeni antik kentler, ören yerleri ve magaralar kesfedilmis, köy gezilerinde köylere bayrak, kalem kitap gibi egitim gereçleri saglanmis, dag zirvelerine ani defterleri birakilmistir.

Yöre gezileri yaninda, doga, kültür ve yurtiçi gezilerine de agirlik verildi. Kara gezilerine deniz gezileri de eklendi, yat gezileri düzenlendi. Engin denizlere mavi yolculuklar baslatildi.

Foto safariler düzenlendi. Fotograf ustalari üyelerimizle birlikte oldular, yeni güzellikler yasandi. Bazi gezilerimiz çevre agirlikli idi. Çevre projesi, çevre temizligi, agaç dikimi gibi toplu çalismalar yapildi. Ilk kez bisikletli geziler yapildi.

Bültenimizin gezilere ayrilan orta sayfalari merakla beklenen, koparilip ceplerde tasinan sayfalari oldu. Bu arada çadirli veya günü birlik geziler bizim birbirimizi daha iyi tanimamiza, kaynasmamiza da çok faydali oldugunu belirtmeliyim. Yeri gelmisken geziyi, dagciligi bize tanistiran ve ögreten yillarca rehberligimizi yapan üyemiz rahmetli Erdal Senel’i saygiyla ve minnetle aniyoruz.

30 Mayis 1992’de kentimizde ilk kez Kanlidivane Antik Kenti’nde bir san konseri düzenlendi. Dönem baskani Fazil Tütüner’in olagan üstü çabalari ile yönetim Kurulu ve kulüp üyeleri örnek bir çalisma sergiledi. Antik kentte yüzyillardir süregelen sessizlik Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçilarinin sesleriyle ve alkislarla bozuldu. Bu konser çok büyük yanki uyandirdi. 24 Ekim 1992’de Mersin Opera ve Balesi yayli sazlari ayni yerde yeniden konser düzenledi. Zamanin Valisi Çetin Birmek bu konuda Içel Sanat Kulübü Bülteni’ne bizzat yazi yazdi ve binlerce kez tesekkür ettigini belirtti. 1993 yilinda yapilan Kanlidivane Konseri daha sonra Devlet Opera ve Balesi’nin yillik programlarina alindi. Kanlidivane’ye bekçi odasi, tuvalet yapildi, elektrik getirildi.

Yurt disindan gelen bazi kültür etkinligi önerileri de artik Içel Sanat Kulübü ile bulusmaya basladi. Basta Biritish Council olmak üzere yabanci kültür elçileri ile ortaklasa birçok etkinlige Içel Sanat Kulübü imza atti, davetler aldi. Sanata verdigi önem kadar kültüre ve bilime de önem veren Içel Sanat Kulübü geleneksellesen Arkeoloji Günleri, Felsefe Günleri, Mitoloji Günleri organize ederek sadece yerel, bölgesel, ulusal degil, uluslararasi çalismalarin üstesinden geldi. Bu etkinlikler Istanbul Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Roma La Sapienza Üniversitesi, Izmir 9 Eylül Üniversitesi, Biritish Council gibi bilimsel kuruluslarla birlikte yapilir.

Örnegin Ekim 1994 yilinda yapilan “Mersin Felsefe Günleri”nin basarili olmasi, ilgi çekmesi, sivil toplum örgütleri ile bilim kurumlarinin birlikte çalismalarina örnek teskil edecek bir çalisma sayilabilir. Mersin Üniversitesi ile Içel Sanat Kulübü’nün ortaklasa düzenledigi etkinliklerde bilim, antik kentler ve sanat iç içe idi, birlikte yasandi, kutlandi. Mersin çevresindeki antik alanlarda yapilmasi öngörülen etkinlikler dizisinin son bölümü Uzuncaburç (Olba) Antik Kenti’nde gerçeklestirildi. Ilk gün Mersin Üniversitesi Kampüsü’nde bilimsel bir oturumla açilan “II. Mersin Felsefe Günleri”, ayni günün aksami Içel Sanat Kulübü’nün restorasyonunu yaptigi binalardan “Teoman Ünüsan Sanat Galerisi”nde Ahmet Kamaci’nin Heykel Sergisi ile devam etti. Sergiden sonra Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi’nin gelmesiyle bir sölene dönüsen etkinlik Sanat Kulübü’nün bahçesinde dostluk yemegindeki serbest söylesilerle devam etti. Ikinci gün Sanat Sokagi’ndaki eski bir yapinin basit onarimiyla açilan “Nevit Kodalli Salonu”nda Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Vural Ülkü ve Içel Sanat Kulübü Baskani Fazil Tütüner’in yaptigi açilis konusmalarindan sonra, Prof Dr. Ulug Nutku baskanliginda “Çok Kültürlülük ve Demokratik Birliktelik” tartisildi. Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi, Prof Dr. Dogan Özlem, Prof. Dr. Bedia Akarsu, Prof. Dr. Ahmet Inam’in katildigi oturumlar aksama kadar sürdü.

15-16 Ekim 1994 tarihlerinde yapilan Felsefe Günleri’nin son oturumu bilimsellik yaninda sanatsal katkilarla zenginlesen bir pazar gününde tam bir sölen havasinda gerçeklesti. Mersin’in en önemli arkeolojik sitlerinden birinde Uzuncaburç’ta yapilan etkinlik yöre halkinin katilimiyla gelisti, büyüdü. Bayramlik giysileriyle “Felsefe Toplantisi”na katilan Yayla Türkmenleri yaninda, ögretim elemanlarini, ögrencileri ve halki araçlar ücretsiz tasidi. 2000 yil sonra 2000 kisinin yeniden bulustugu antik mekânlarda Mersin Devlet Opera Bale ve Orkestrasi Klasik Müzik Konseri verdi. Elektronik ses düzenin kullanilmadigi konser; rengarenk giysilerle, köylü-kentli, ögrenci-hocanin birlikte paylastigi sonsuz bir mutluluk rüyasi gibiydi.

Bu etkinligin ardindan 9 Eylül 1996’da 500 kisilik eski bir gemi ile gelen Fransiz/Isveçli grup Olba Zeus Tapinagi’nda birlikte getirdikleri Stockholm Klasik Müzik Orkestrasi’yla muhtesem bir konser verdiler.

19-23 Mayis 1997 tarihleri arasinda Içel Sanat Kulübü’nde Ege Üniversitesi, Istanbul Üniversitesi ve Ingiliz Arkeoloji Enstitüsü’nün birlikte organize ettigi Dördüncü Anadolu Demirçaglari Sempozyumu yapildi. Sempozyum, bilimsel tartismalar yaninda, izleyenlerin de birlikteligi ile bir bilim ve sanat senligine dönüstü. Bilim insanlarinin söylemine göre etkinlik birinci sinif bir sempozyum olarak tarihe geçti. Içel Valiligi ve Mersin Büyüksehir Belediyeleri katkilariyla gerçeklesen etkinlikte yük agirlikli olarak kulübümüzde idi. Açilis günü Yöresel El Yapitlari Sergisi’nden sonra Büyüksehir Belediyesi aksam yemegi verdi. Yemek sirasinda, Mersin Devlet Opera ve Balesi sanatçilari ve Polifonik Korolar bir dinleti sundular. Ikici gün bilimsel konusmalardan sonra Atatürk Evi Bahçesi’nde açilan Karatepe Kilimleri Sergisi sirasinda Deniz Kuvvetleri Bandosu bir konser verdi. Sirada Mersin Üniversitesi’nin sempozyum konuklarina kampusta bir resepsiyonu vardi. Çarsamba sempozyumun en önemli etkinligi belki de Karatepe Gezisi idi. Alanda otuz yili askin hizmet veren Sayin Halet Çambel ev sahipligi yapti. Yorgun geçen günün sonunda lokalimizde dostluk yemegi yendi. Yemek sirasinda arkadaslarimiz Klasik Türk Müzigi sundular. Ertesi gün ögle yemeginden sonra, Tarsus gezisi yapildi.

Aksam yemegi öncesi Nevit Kodalli Salonu’nda Yunus Emre Gösteri ve Dinletisi izlenmeye degerdi. Böylece kültür sanat ve bilimin bulustugu Dördüncü Anadolu Demir Çaglari Sempozyumu gerçek bir senlik, sölen olarak sona erdi.

1995 yili seçim havasina girildiginde Kültür Bakanligi’nin Mersin Kenti için olasi çesitli projelere sicak bakacagi, destek saglayacagi duyumunu almistik. Birkaç proje tasarlandi. Birincisi bir piyano kampanyasi idi. Devlet Opera ve Balesi Orkestrasi’nin saglikli bir piyanosu yoktu. Baslatilan “Mersin Kültür Merkezi’ne Bir Piyano Kampanyasi”na ilk katkiyi 30 milyon TL ile Içel Sanat Kulübü yapmisti.

Içel Sanat Kulübü’nün Nevit Kodalli Konser Salonu’nunun da hizmete girdiginde piyanosu yoktu. Önce iyi bir elektrikli piyano saglanmisti. Daha sonralari marjinal üyemiz Kemal Rastgeldi’nin kredisi ile çok kullanacagimiz bir konsol piyano sahibi olduk.

Sokak Senlikleri oldu. Kulüp binalarinin bulundugu araç trafigine kapatilan “Sanat Sokagi”nda birbirinden coskulu ve seviyeli senlikler yapildi.

Harun Arslan’in 2-3 yaprakli bülteni Mart 1992′ de dergi kimligine kavusmustu. Simdi bültenimiz 190. sayiya ulasti. Ücretsiz olarak dagitilan bültenimizin her ilden her kesimden okuyucusu var. Türkiye’de bir baska örnegi olmayan bu çaba, düzeyli içerigi ve tertemiz baskisi ile okuru oldugu kadar reklâmlari ile destek veren kisi, kurum ve kuruluslari da memnun ediyor. Çesitli dallarda kültürel çalisma yaptirmak isteyenlere olanak saglanirken öte yandan sanatsevere begendikleri sanat dalinda izleyici-tüketici durumdan, üretici duruma geçmeleri için kapilar aralanmaya baslamis oldu. Bültenimiz özgün kimligi ile 1.000 kisiye ücretsiz ulastirilan, ülke çapinda benzersiz bir yayin görünümündedir. 1991 yilinda Harun Arslan düzenli bir Içel Sanat Kulübü Bülteni’ni A4 formati ile gündeme getirip yayimlamayi basarmisti. Uzun bir süre üyelere ulasan bu mütevazi yayin Harun’un ofisinde bilgisayarda dizildi, fotokopi ile çogaltildi, yayinlandi. Harun’un yaratici gücü ile zaman zaman içinden mavi çiçekler çikan sürprizli dostluk mektuplarina dönüstügü de görüldü. Tüm üyeler tarafindan begenilip ilgi ile izlenen bu yayin hakli takdirler topladi. Üyelerin istegi ile Yönetim Kurulu bir Yayin Kurulu olusturdu.

Yayin Kurulu olustuktan ve çesitli asamalardan sonra dergi kimligindeki bültenimiz yayinini kesintisiz sürdürmektedir.

Kulübümüz herkesin kendine göre bir seyler bulabildigi ve bir sekilde katkida bulunabildigi okyanustur. Anlatacaklarimiz da bitmez. Atatürk’ün dedigi gibi “Tarih yazmak tarih yapmak kadar önemlidir.”